31 Ocak 2010 Pazar

Şeker No: 1 (500) Days of Summer (Aşkın 500 Günü)

Summer Finn ve Tom Hansen... Tesadüfen gerçekleşen bir aşk hikayesinin iki kahramanı. Tom Hansen, bir reklam ajansında çalışmaktadır ve bir gün yeni iş arkadaşı Summer Finn gelir şirkete. Tom, Summer'la önce beraber bindikleri asansörde diyalog kurar, sonrasında bu iş bir aşk ilişkisine kadar gider; fakat bir sorun bulunmaktadır. Tom ile Summer'ın bu ilişkiden bekledikleri farklıdır. Tom, Summer'ı kız arkadaşı gibi görmekte ve ona iyice bağlanmaktadır. Summer ise Tom'un aksine, ikisinin tamamen arkadaş olduklarını iddia etmekte ve Tom'un kız arkadaşı olmayı istememektedir. Bunu Tom'a defalarca söylemesine karşılık, Tom bu ilişkiyi ciddi bir ilişki olarak düşünmektedir. Beraber birçok şey yaparlar. Tom, Summer'ı şehir içinde, bina manzaralı bir parka götürür. Bu park onların yeri olur. Fakat bir müddet sonra Tom ve Summer ayrılırlar. Ve kimsenin kız arkadaşı olmak istemeyen Summer evleniverir... Tom da bu hayal kırıklığı ile yoluna devam eder.

Film, açık söylemek gerekirse ilgimi çok çekmedi. Özellikle film esnasında günlerin gösterim şekli beni bir hayli yordu; çünkü günler sırayla gitmiyordu. 500. günden bir bakmışız 8. gündeyiz. 8. günden sonra 46. güne atlamışız. Bu durum filmin -benim açımdan- parça parça anlaşılmasına sebebiyet verdi. Yönetmen günleri atlayarak gitmeyi bu hedef doğrultusunda mı yapmış, aslını isterseniz bilmiyorum. Bunun yanı sıra, filmin konusu da çok enteresan değildi. Genç bir adam ve genç bir kadın... Zaten, aralarında aşktan başka ne geçmesini bekleyebilirsiniz ki? Genellikle aşk filmlerinde karşımıza çıkan şeyler hep aynıdır sadece ilişkilerin öyküsünü çeşitlendirmeye yönelik arayış söz konusudur. Bu yüzden de bir sürü aşk filmi çekilir. Kimisi sizi derinden etkiler kimi ise ruhunuzun kıyısından bile geçmez. Sonuçta hepsi aynı kapıya çıkar... Ya aşıklar birbirine kavuşur, mutlu son olur ya da ayrılık.
Filmin sonundan bahsetmem gerekirse, bu son, ilginç olan hikayeyi daha ilginleştirici nitelikte: Tom'un iş görüşmesi esnasında tanıştığı yeni kızın adı Autumn (sonbahar)dır. Ne kadar ilginçç(!) Bana bu kadar sıradan gelen bir film, bakın hangi ödüle iki defa aday gösterilmiş: Altın Küre Ödülü. Ayrıca senaryo, müzik, kostüm dizaynı ve oyunculuk dallarında 7 tane ödüle ve 16 tane de adaylığa sahip.


Filmin künyesi:
Yapım Yılı: 2009
Yönetmen: Marc Webb
Senaristler: Scott Neustadter & Michael H. Weber

film hakkında daha fazla bilgi için:
http://www.imdb.com/title/tt1022603/

30 Ocak 2010 Cumartesi

Gözler İçin Şekerlemeler

Yaşamımızın vazgeçilmez unsurlarıdır aslında filmler ve kitaplar. En azından hepimizin yolunun bir kitapçıya veya bir sinemaya düşmüşlüğü vardır. Patlamış mısırın kokusunu ve tadını ala ala izlediğimiz filmler... Veya kağıdının kokusunun güzelliği ile bizi mest etmiş kitaplar... Hepsi gözlerimiz için birer şekerleme tadında aslında. Bu blogda bu şekerlemeleri bir de benim gözümden göreceksiniz. Yaptığım şey bir kritik olmaktan ziyade tamamen kişisel düşüncelerimi içeren basit yapıdaki fikir yazıları yazmak. Zira, kritik yapmak için yeterli bir deneyime sahip değilim. :)

Fazla uzatmadan: Şekerlemelerin dünyasına hoşgeldiniz :)